|
[Resimleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir. Üye Olmak İçin Tıklayınız]
SENANİ
Senani 1936 yılında Kağızman'a bağlı Kötek Köyü'nde dünyaya gelmiştir.Kötek 'doğumlu olmasına rağmen yine Kağızman;ın Keçivan Köyünde büyüdü. Asıl adı Fermani Aydın'dır.
HAYRANIYIM BEN
Dine balta vuran sofraya değil
Hakiki müminin hayranıyım ben
Din uğrunda savaş boyun ver eğil
Gücüyle koşanın hayranıyım ben
Sözüm ona ben der görünür hoca
Ölse bir su vermez fakire aca
Altın getirmeye gidiyor hoca
Gerçek hacıların hayranıyım ben
Dışı ey içerden şeytana kardeş
Dini yıkmak için ederler savaş
İçini dışına benzet arkadaş
Kalbi nur dolunun hayranıyım ben
Hakkı bilmeyenden uzak Senani
Abdesttir etleri kemiği kanı
Münafık kol gezer sarmış her yanı
Sağlam imanlının hayranıyım ben
[Resimleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir. Üye Olmak İçin Tıklayınız]
[Resimleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir. Üye Olmak İçin Tıklayınız]
SITKI YAŞAR
Sıtkı yaşar 1938 yılında Kağızman ın toprakkale mahallesinde doğmuştur.Asıl adı Yaşar soyadı ise Bayşar dır anasının adı Ayşe babasının adı Seyfullah tır.Kağızmanın hıfzı sülalesindendir.geçimini bağcılık ve arıcılkla sağlamaktadır.
KAR ÇİÇEĞİ
Baharı bize bildiren
Mahsun yüzümü güldüren
Yaza nisane bildiren
Her eyyamın bir çiçeği
Kar altında çıktı yüze
Cemalin gösterdi bize
Armağan gönderdin bize
Müjdeler bahar çiçeği
Sıtkı Yaşar çeker nazı
Niyaz edip bulduk yazı
Hak saklasın cümlemizi
Ezel bahar kar çiçeği
MEHMET AVCI
1938 yılında Kağızmanın Karabağ köyünde dünyaya geldi.ilk okul eğitmenlerinden ders alarak bitirdi.1948 yılında ığdıra göçtü on yıl çobanlık yaptı.1964 de evlendi.1972 yılında İzmir- e yerleşti geçimini esnaflık yaparak kazandı.
NİYE GELDİN SELAM VERDİN
Madem beni beğenmedin
Niye geldin selam verdin
Söyle nedir senin derdin
Niye geldin selam verdin
Böyle çekmiştir kalemi
Gelir geçer cümle cemi
İslah eden var alemi
Niye geldin selam verdin
Bu bir hakikattır inan
Var kılı kıldan ayıran
Avcı gözlerine hayran
Niye geldin selam verdin
BABACAN
Babacan 1939 yılında Kağızman da dünyaya geldi.Asıl adı mücahit Önal dır.Dokuz yaşlarından itibaren mızıka kaval ve saz çalmaya başlayan Babacan o dönemlerde aşıklardan esinlenerek şiiri söylemeye başladı.Babacan kendisini kısa zamanda yetiştirip çevresine dersler vermeye başlamıştır
YÜZÜ KARA KALMIŞIM
Cehaletin yumrukları sert geldi
Yetiş ey sevdiğim yara almışım
Doğruyu söyledim köyden kovdular
İki cihan ile dara kalmışım
Hakkı bilen haktan acep kopar mı
İrade gücünü boşa çarpar mı
Yazıyı kaderi kalkan yapar mı
Savsata elinden zara kalmışım
Kör kuyuya düştüm kalsın dediler
Ahiret sualini bulsun dediler
Kabir azabına dalsın dediler
Çekerim azabı nara kalmışım
Sevim salat sınavını kurdular
Babacan a harcı zekat sordular
Cennet yüzü haram teşhis koydular
Dinsiz çıktım yüzü kara kalmışım
KEMAL DEVRANİ
Kemal Devran i 193,9 yılında Kağızman Taşburun köyünde dünyaya gelmiştir.Babasının adı Paşa anasının adı ise Hanım dır.soyadı Arpacaydır.Kemal Devran i Posoflu sabit Müdamı ye ve Kağızman lı E rdeme çıraklık yapmış onların elinden saz şairi olarak yetişmiştir şairliği boyunca elliiki plak yedi kaset doldurmuştur.ikiyüz ün üzerinde şiir yazmıştır şiirlerinde konu olarak aşkı sevdayı yoksulluğu doğayı güzeli işlemiştir yurt dışında konserler vermiştir.
ATATÜRK DESTANI
Yüzyıl olmuş kalbimizde yatıyor
Dünyaya örnek ol atanı düşün
Sabah doğan güneş akşam batıyor
Karanlığa ışık tunanı düşün
Gölgede yatmanın ne yararı var
Tarlada çiftçi ol pazarda tüccar
Taş eksen gül verir bizim topraklar
Bu cennet misali vatanı düşün
Bir ağaç yetişir göğersin orman
Yeşersin her taraf şen olsun vatan
Dikkat et yurduna girmesin düşman
Toprağında şehit yatanı düşün
Hiç yoktan var etti kurdu bir ordu
Vermedi düşmanı aldı bu yurdu
Zor şartlar altında Cumhuriyet i kurdu
Çok şükür bu güne bu anı düşün
Bağlı kal Atatürk ilkelerine
Dünya saygı duyar devrimlerine
Birlik beraberlik eylemlerine
Onun görüşüyle her yanı düşün
Kemal Devran iyim gerçek niyetim
Bin dokuz yüz seksen birde üretim
İhraç olsun bizden gitsin tüketim
Boşuna harcama zamanı düşün
HALİS YILMAZ
Halis Yılmaz 1941 yılında Çamışlı köyünde dünyaya gelmiştir.anasının adı Güleser babasının adı irfandır Halis Yılmaz geçimini çiftçilikle sağlamaktadır koşma ve semai türünde şiirler yazmıştır
İNSAN OLURMU
Dünya bir değirmen insan öğütür
Ekersen daneyi mevlam büyütür
Var eden Allah tır ilim eğitir
İlimsiz irfansız insan olur mu
İrfan meclisinde bir yeri ola
İlim ırmaklarım gönlüme dola
Cahil duygularım sararıp sola
Duygulu hallerle gülsem olur mu
Zikredip o halkı getirsem dile
Kararan kalbimi tevhidin sile
Hep arzum gönlümüz imanla dola
İmanım son nefes ölsem olur mu
Halis arzusu neden olmuyor
Terki salat mısın mevlam görmüyor
Gönül özlemini niçin bulmuyor
İsteğim Allah tan bilsem olur mu
FAKİR SEYFİ
1941 yılında Kağızman'ın kötek köyünde dünyaya geldi.asıl adı Seyfettin Aksu babası Ahmet anası Emine'dir çok sayıda şiirleri vardır.
GURBET ELDE
Cefa dolu günler geldi
Gurbet elde gurbet elde
Ayrılık bağımı deldi
Yazılar yazdım karadan
Dağlar kalmıyor aradan
Hoş değilim bu yaradan
Gurbet elde gurbet elde
Gözlerim dostları arar
Şu ayırılık sinem arar
Bu yarayı kimler sarar
Gurbet elde gurbet elde
Divane gönül susmuyor
Kanayan yara dinmiyor
Fakir Seyfi hiç gülmüyor
Gurbet elde gurbet elde
[Resimleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir. Üye Olmak İçin Tıklayınız]
[Resimleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir. Üye Olmak İçin Tıklayınız]
[Resimleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir. Üye Olmak İçin Tıklayınız]
[Resimleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir. Üye Olmak İçin Tıklayınız]
ZİYANİ
1948 yılında Kağızman da doğdu çeşitli yerlerde öğretmenlik yaptı. Sanatçı saz kaval mey gibi çalgıları ustaca çalmaktadır.
ÖĞRETMEN GİBİ
Cehalete karşı zengin ilmiyle
Ateşler fışkıran volkanlar gibi
Hep sevgi söylersin tatlı dilinde
Zaten sevimlisin cananlar gibi
Bozkıra bir yağmur gölgeye güneş
Var mı insanlıkta sana tek bir eş
Toplara karşı dur sellerle güreş
Koru şu ülkeni aslanlar gibi
Kalkan her parmakta senin adın var
Sensin atılır mı bu zor adımlar
Kültürün dünyası içine sığar
Ne kadar genişsin cihanlar gibi
Necmettin der seni çok anlatmak
Bir görevdir seni başlarda tutmak
Bizden saygı duymak senden okutmak
En büyük mimarsın Sinanlar gibi
OSMAN BEKTAŞI
1949 yılında Kağızman'da doğmuştur.devlet memurluğundan ekmeklidir.
DÜŞÜRDÜN BENİ
Fani dünya neler ettin başıma
Günden güne dara düşürdün beni
Acımadan gözden akan yaşıma
Talan ettin elde olan malımı
Döktün durdun yaprağımı dalımı
Mahşere bıraktın mahuzarımı
Bülbül gibi zara düşürdün
Huzurlu yaşarken bozuldu keyfi
Derde soktun rahat eden başımı
Hedef aldın bırakmadın peşimi
Hayır çıkmaz kara düşürdün beni
Fani dünya zaten gülmedim baştan
Yitirdim annemi ben küçük yaştan
Dövüneyim ne derdim var dervişten
Tekmeleyip divane düşürdün beni
Her halde razıdır Bektaşi Osman
Yeter ki vatana gelmesin ziyan
Göz yumma gel yetiş hayırlı zaman
Büyük bir efkara düşürdün beni
MAHMUT IŞIK
1950 yılında Yalnızağaç köyünde dünyaya geldi.şiirleri sevda aşk ve doğa üzerine yazdı.halen kamu kuruluşunda görev yapmaktadır.
GELEN YOK
Üç yıl oldu vatanım dan ayrıyım
Dağlar taşlar eridi de gelen yok
Hasretlik çürüttü dertli sinemi
Gözüm yaşı kurudu da gelen yok
Yuvasız kuş gibi kaldım arada
Ararım sorarım dostlar nerede
Baykuş gibi çok bekledim orada
Akan sular kurudu da gelen yok
Açılmadı soldu yeşil bahçeler
Koyun sesi yüreğimi parçalar
Her gün kalkar biri göçüm bohçalar
Civan canım çürüdü de gelen yok
Mahmut Işık derki derdim baş olur
İçim dolusunu gönlüm hoş olur
Üç yaz geçti kış oldu
Akan sular kurudu da gelen yok
FAZİLİ
1950 yılında doğdu. Asıl adı Fazıl Gültekin'dir. Şu anda İzmir'dedir.
YOKSULLUK
Dinlen dostlar anlatayım halımı
Pençeyi bağrıma vurdu yoksulluk
Kırdım kanadımı iki kolumu
Vücudumu yara sardı yoksulluk
Bir ben değil cümle alem perişan
Ekmek için birbiriyle vuruşan
Ağa karşısında boynu kırışan
Zenginlik tokadı vurdu yoksulluk
Gitmez oldu bu gönlümün yarası
Çok aradım bulunmadı çaresi
Fakirlik mi ak anlımın karası
Mekanını bizde kurdu yoksulluk
Fazili'yim inim inim sızılar
Ben ölürsem yetim olur kuzular
Cümle kuşlar yuvasını arzular
Yalnız bizi mi gördü yoksulluk
NURETTİN TEMEL (NURHANİ)
1950 yılında doğdu. Babası Cemal, annesi Ayşe'dir.
DEMİŞLER
Gülüstan indim ağlıyor güller
'Gelmez bir daha bülbül'demişler
Hırçın hırçın esen o kıskanç yeller
Gonca güle tutup ' demişler
Bozulmuş döküyor yaprağı daldan
Diken şikayetçi kırmızı gülden
İncinmiş ağlıyor bir kötü dilden
'Bir daha açmaz, son gül'demişler
Boşuna telaştır boşuna gamdır
Bülbül gitmemiştir sümbül yalandır
Bülbülün ötmesi güle selamdır
'Her selam verene bir gül'demişler
DERELİ
Asıl adı Musa Zorba'dır. 1950 yılında doğdu. Kağızman'da nüfus müdürlüğünde görev yapmaktadır.
SELLER GİBİYİM
Hayat defterini açıp ta baktım
Ezelden gülmemiş kullar gibiyim
Bu geçen ömrümü boşuna yaktım
Hiç sonu olmayan yollar gibiyim
Bu garip halimi kimse görmedi
Aktı göz yaşlarım bir gün dinmedi
Ne karaymış bahtım hiç de gülmedi
Akan boz bulanık seller gibiyim
Bozuldu derendam oldum divane
Ben ağlarım derdim çoktur kime ne
Yiyip içip sefasını sürene
Uzak oldum gözde eller gibiyim
Efkarlandı yandı Aşık Dereli
Ta ezelden kara bağrım yaralı
Anamdan dünyaya geldim geleli
Sanki konuşmayan diller gibiyim
ÖMER KARAAĞAÇ
1950 yılında doğdu. Baba adı Osman, anne adı Rahime'dir. Şu anda Kağızman'da memur olarak çalışmakta.
CANANA SESLENİŞ
Ela göz üstüne kara kaşları
Tatlıdır sohbeti şirin dilleri
Açılmıştır gonca gonca gülleri
Boyu selvi selvi beli incedir
Gözlerin yar yar gonca goncadır
Bahçede açılmış mor menevşedir
Badem gözlü selvi boylu nazihem
On parmağı vardır onuda hüner
Güneş bile seni görünce svner
Neylesin yanıyor bu garıp ömer
Badem gözlü selvi boylu nazihem
TURGUT TURAN
1952 yılında Çamışlı köyünde doğdu cemal hoca sülalesindendir anası belgüzar babası süleymandır
KULUN OLAYIM
Ne gecem gecedir ne günüm gündüz
Göğün güneşsin ay ile yıldız
Bir bakışta aklım başımdan aldız
Derde derman süren elin olayım
Koluna takmışsın kara kolçağı
Yüzüne çekmişsin ipek pürçeği
Göksünde açılmış cennet çiçeği
Acı merhamet et kulun olayım
Ben seni sevmiştim can ile candan
Pare pare etsen ayrılmam senden
Kurtar Turgut unu bu kara günden
Salın gel sevdiğim yolun olayım
[Resimleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir. Üye Olmak İçin Tıklayınız]
[Resimleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir. Üye Olmak İçin Tıklayınız]
[Resimleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir. Üye Olmak İçin Tıklayınız]
[Resimleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir. Üye Olmak İçin Tıklayınız]
İBRAHİM
1956 yılında kağızmanda doğdu asıl adı İbrahim Tokucu dur
YARİM SEYRANA ÇIKMIŞ
Gözleri zümrüttür kaşları hilal
Esme rüzgar yarim seyrana çıkmış
Beyaz teni olmuş lalelerden al
Esme rüzgar yarim seyrana çıkmış
Esipte dolanma yarim naziktir
Teni çok zayıftır kırma yazıktır
Hava rüzgar bulanıktır bozuktur
Esme rüzgar yarim seyrana çıkmış
NURTEN YILDIZ
1957 yılında Kağızman ın şahindere zmah.doğmuştur.şiirlerini serbest nazımda yazan şairlerimizdendir
BİR YUDUM SEVGİYE
Geceler boyu
Kanağladım yalnızlığıma
Elem ve acılar yuva yaptı gönlüme
Hasret kalmışım bir yudum sevgiye
Bazen sokak sokak
Arıyorum mutluluğu
Kana kana yudumlamak
İstiyorum
Bir karanlık denize
Çıkıyor yoluna
YENEROĞLU
1957 yılında Kağızman ın dere mah.doğmuştur yasıl adı yener dır.birçok şiiri bulunmaktadır
YAYLADA
Koyunlar kuzular meler
Bura yaylada yaylada
Nefis olur kaymak yağlar
Mere yaylada yaylada
Bu gönlümü neleri özler
Yorgun olur ela gözler
Çadırını güzel kızlar
Kura yaylada yaylada
Güzel gelinler ezilir
Marallar gibi süzülür
Kaval çalıpta süzülür
Bura yaylada yaylada
Bade iç sarhaş olasın
Sevdiğin yarı bulasın
Kulun açıp sarılasın
Yare yaylada yaylada
Yeneroğlu yar sırrını
Söndürmez aşkın narını
Almış efkarın zarını
Sıra yallada yaylada
SELAHATTTİN ÖNALAN
1959 yılında Kağızman çamışllı köyünde doğdu.çok sayıda şiir yazmış olup aşk sevda doğayı işlemiştir ozan halen bir kamu kuruluşunda çalışmaktadır
KÖYÜM ÇAMIŞLI
Dinleyin sizlere tarif edeyim
Şen olasın benim köyüm Çamışlı
Hangi eserimi nasıl diyeyim
Şen olasın benim köyüm Çamışlı
Güzel olur gelinlerin kızların
Düğünlerde çalar davul sazların
Cennet misalidir bahar yazların
Şen olasın benim köyüm Çamışlı
Geçmiş cemal hoca şahzedelerin şamil
Şamil kasapoğlu tarihin derin
Oksijen havalı bağların senin
Şen olasın benim köyüm Çamışlı
Selahatttin yılların arası sensin
Gönlümün sultanı yarası sensin
İmanın en büyük kalası sensin
Şen olasın benim köyüm Çamışlı
BAĞRIYANIK
1959 yılında kağızmanın kümbet mahallesinde dünyaya geldi asıl adı Binali öcü olan şair şiirlerinde gurbet hasret yoksulluk ve sevda işlemiştir
ELDEN NE GELİR
Kaderin toruna düştüm ne çare
Elden ele sürer elden ne gelir
Gönül hazindir gözlerim yaşlı
Sürün gurbet ele elden ne gelir
Doğuşumdan süremedim süründüm
Kahpe felek sanarmıyım ben güldüm
Güzel sevdigm can evinden vuruldum
Sürü gurbet elde elden ne gelir
Gece gündüz hayal kurdum aldandım
Düzensiz hayatta bir ben mi yandım
Bağrıyanık nice çileler buldum
Sürüm gurbet elde elden ne gelir
DOĞAN BALTA
1959 yılında Kağızman kozlu köyünde doğdu ozanın bir çok şiirleri bulunmaktadır
KÖYÜN ÇOBANI
Şapkası başında keçe sırtında
Dolaşıp duruyor dağlar başında
Bağdaş kurar oturur her taşında
Lor ve ekmek yiyen köyün çobanı
Bir başkadır çobanların dünyası
Kurtlar kuşlar olur onun rüyası
Rüzgar sesi köpegin havlaması
Korku ile yaşar köyün çobanı
Gelip dayanınca senenin sonu
Arar durur kaybolmuş mor koyunu
İkna eyleyemez hiç el oğlunu
Baskıyla yıpranır köyün çobanı
Doğan derki boşa gider emeği
Atar sırtındaki kalın keçeyi
Ödemeye başlar onca ceremeyi
Taşbasar köyün çobanı
KENANİ
Kenani 1962 yılında kağızmanda doğmuştur asıl adı Kenan erkeman dır
ATAM
On dokuz mayıs ta samsun a çıktım
Karanlık bir güne meşale yaktın
Halkın aydınlandı yarına baktın
Yarını o günden gördün atatürık
Kahraman milletim sana inandı
Bir ulus arkandan senin toplandı
Karanlıkkyurdumu ışıklar
Işığı yurduma verdin Atatürk
Bir ulusa kendin kabul ettirdin
Halktan ayırlanı yola yola getirdin
O gün gençliğe armağan ettin
Gençliğin atası sensin Atatürk
Kenani yim sözlerine kanarım
Vatanın aşkıyla durma yanarım
Her zaman hatırlar seni anarım
Damarımda gezen kansın Atatürk
BİRCAN VEYSEL YILDIZ
1963 yılında Kağızman da doğdu asıl adı Veysel yıldız dır ozanımız öğretmenlik yapmıştır damlalar adlı bir kitabı bulunmaktadır
O YERDE
Ben tükendim ben yıkıldım buğün
Umudun eriyip yittiği yerde
Bir yıkık duvara yaslandım üzgün
Dosların bırakıp gittiği yerde
Boş kaldı ellerim yaşlı gözlerim
Sana ulaşacak yolu gözlerim
Dudaklarımda eridi sözlerim
Ben en güzel şiirin bittiği yerde
Aşkını gözledim çektiğim ah ta
O yalnız gecede sensin sabahta
Ağladım avare gezdim sokakta
Dostların kenara attığı yerde
ŞEREF ABAYLI
1963 yılında Kağızman da doğdu babasının adı ferik anasının ise karakaş tır.
ANAM
Dokuz karnında taşıdın beni
Sancıları çekerek doğurdun beni
Her gün ak sütünle emzirdin beni
Emeğini nasıl öderim anam
Ne çileler ile büyüttün
Ninnilerle dizlerinde uyuttun
Okul çağım geldi hemen okuttun
Emeğini nasıl öderim anam
Benim anam benzer huri meleğe
Sabır ettin göğüs gerdin çileğe
Layıksın sen sevilmeye sevmeye
Emeğini nasıl öderim anam
Şeref derki kurban olam anama
O merhemdir yürekteki yarama
Hayat verdi damardaki kanıma
Emeğini nasıl öderim anam
SADIK MİSKİNİ
1964 yılında Kağızman ın şahindere mah. Doğdu ozanın asıl adı Sait Küçük tür babası hayrettin anası ise şadiyedir ozanımız Anadolu ünv.fak. mezunudur şiirlerin çoğu sanat dergi ve mahalli gazetelerde yayınlandı
İNSANLIĞA YÜRÜYORUM
Sevgi ile yola çıktım
İnsanlığa yürüyorum
Nefret kalesini yıktım
İnsanlığa yürüyorum
Bir güzellik var yolumda
Dostluk türküsü dilimde
Barış bayrağı elimde
İnsanlığa yürüyorum
Saygı kanun sevgi yasa
Ne bir alem ne bir tasa
Dikenlere basa basa
İnsanlığa yürüyorum
Yarı aldım yakınıma
Eşlik etti akınıma
Aşk doldurdum çıkınıma
İnsanlığa yürüyorum
Sadık miskini dir adım
Muhabbette doyamadım
Hızlı tempo koşar adım
İnsanlığa yürüyorum
ÖZLEMİ
19656 yılında Kağızman da doğmuştur azıl adı cengiz durdağı dır yüksek okul mezunu olan ozanımız öğretmenlik yapmaktadır
ÖĞRETMEN
Cehalete karşı cepheler kuran
Yurdun dört yanında kalan öğretmen
Bir harf öğretmeye savaşa giren
Sonucunda mutlu olan öğretmen
Ana baba şefkatini görmemiş
Yaşam savaşına henüz girmemiş
Öksüz kalmış muradına ermemiş
Yavrunun yüzüne gülen öğretmen
Uygarlığa doğru ilk adım atan
Bilme tekniğe yenilik katan
Kültürün yoluna elinde tutan
Bir yol üzerinde olan öğretmen
Cehaleti tümden kaldırmak için
Geri fikirleri öldürmek için
Özlemiye hakkı bildirmek için
yine ön sırada gelen öğretmen
|